www.pusacik.net

PUSACIK KÖYÜNÜN TEK BİRLİK - BERABERLİK VE GENÇLİK SİTESİ (PUSACIK KÖYÜ FORUM SİTESİ)
 
AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KABAOĞUZ TARİHÇESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 215
Kayıt tarihi : 16/12/09

MesajKonu: KABAOĞUZ TARİHÇESİ   Paz Ara. 27, 2009 12:59 pm

KABAOĞUZ TARİHİ

Oğuzlar

Oğuzlar, Orta Asya kökenli Türk halklarından olan Oğuz boyları, 7. yy civarında göçebe bir yapıyla yer değiştirmeye başlamışlar ve coğrafi olarak Bizans kayıtlarına göre önce Balkanlara yayılmışlardır. Oğuzlar, bugünkü Türkiye Türklerinin (Selçuklular, Osmanlılar, diğer Türkmen beylikleri ve boyları) atası sayılmaktadırlar. Destanlara göre, Oğuzlar Oğuz Han'ın 6 oğlu ve onların 4'er oğlundan meydana gelmişlerdir. Meydana gelen bu 24 boyun ayrı adı ve ünvanları vardır. Bu bölümleme, Oğuz Kağan Efsanesi'nden kaynaklanmaktadır.


Etimolojisi

Oğuz kelimesinin muhtelif teleffuzları vardır. Bizanslar Uzlar der, Araplar Guzlar der. Anadoludaki kullanımı ise Gümüşhacıköy ilçesinde Kabaoğuz köyleri mevcut olup KABAOĞUZ olarak telaffuz edilir. Rumeli Vilayet-i Celilesine (yani Manastıra bağlı Kayılar Kazasına bağlı Kuzlu Küy (k boğaza yakın söylenir sanki bogaza yakın g gibi Guzlu Küy olarak teleffuz edilir. veya Kozlu köyü olarak latin harfleriyle transkiript edilir. Osmanlıca Tapu tahrir defterlerinde Oguzlu olarak tahrir edilmektedir.

Oğuz kelimesinin boy, kabile manasına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Ok-uz” (oklar, koylar) anlamında olduğu ileri sürüldüğü gibi, oyrat (haşarı, yaramaz) kelimesinin eş anlamlısı olduğunu iddia edenler de vardır.

Ancak kelime, Anadolu ağızlarında “halim selim, ağırbaşlı” manalarına da kullanılmaktadır. Arap kaynaklarında ise “guz” veya “uz” şeklinde geçmektedir.

Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu Oğuzlar, bunlara Türkmenler de denir.

İlk zamanlar Üçok ve Bozok adlarıyla iki ana kola ayrılmış olan Oğuzlar, daha sonraki devirlerde, Dokuz Oğuz, Altı Oğuz, Üç Oğuz adlarında boylara da ayrıldılar.

Oğuzlar, yirmi dört boydan meydana gelmişti.

Bunlardan on ikisi Bozok, on ikisi Üçok koluna bağlıydı.


Tarihçiler, hazırladıkları cetvellerde Oğuz boylarının adlarını, sembollerini ve ongunlarını (armalarını) göstermişlerdir. Buna göre;

BOZOKLAR; Kayı, Bayat, Alka Evli, Kara Evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Kargın;
ÜÇOKLAR; Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepnî, Salur, Eymur, Ala Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarına ayrılmışlardı.

Anadolu’nun Türkleşmesinde Malazgirt Meydan Muharebesi adeta bir dönüm noktasını ifade eder. Çünkü bu tarihten itibaren gelişen siyasi, askeri ve sosyal olaylar sonucunda Anadolu hem yoğun bir nüfus göçüne sahne olmuş; hem de yapılan fetihlerle kısa sürede Türk vatanı haline gelmiştir.

Bunlar arasında Oğuzlar, Kangılar, Uygurlar ve Tatarlar gibi Türk toplulukları ilk akla gelenlerdir...

Selçuklu Dönemi (1040 - 1308) bu Türk topluluklarının Anadolu’da yurt tutmalarının tarihidir.” Karadeniz’in kuzeyi ve güneyi ile birlikte siyasi bakımdan tamamen Türkler’in eline geçişi ve bir “Türk gölü” haline gelişi Fatih Sultan Mehmed zamanında gerçekleşmiştir. Fatih, İstanbul’un Fethi ile boğazlara hâkim olunca, ekonomik bakımdan bu su geçidi ile yakından ilgisi bulunan Karadeniz sahilleriyle ilgilenmeye başlamış, Kırım hanı Hacı Giray’la anlaşarak, kefe’deki Kolonileri aracılığıyla Karadeniz ticaretini ellerinde bulunduran Cenevizliler’i sıkıştırmaya başlamış ve bölgede Türk hâkimiyetini tesis etmiştir.

Anadolu’nun Türkleşmesinde yirmidört Oğuz Boyu’na mensup Türkmenler’in çok büyük rolü olmuştur. Bu çerçevede Karadeniz Bölgesi’ne de çok sayıda Oğuz Boylarına mensup Türkmenlerin yerleştiği görülmektedir.

Bu Türk boyları bölgenin hem fetihlerle, hem de iskânlarla Türkleşmesini sağlamışlardır. Prof. Dr. Faruk SÜMER’in değerli araştırmasından yapılan tespitlere göre; XVI. Yüzyılda, Amasya, Canik (Samsun), Çorum, Karahisar-i Şarki, Kastamonu, Kengiri (Çankırı), Sivas ve Trabzon sancaklarındaki yer adları incelendiğinde, yirmidört oğuz boyunun yirmibiri yerleşmiştir. Bunlar; Kayı, Bayad, Kara-Evlu, Yazır, Döğer, Todurga, Afşar, Kızık, Beğ-Dili, Karkın, Bayındır, Çavundur, Çepni, Salur, Eymür, Ala-Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık boylarıdır. Bölgede bu boylara ait 268 yer adı bulunmaktadır. Amasya’da bu boyların ondördü yerleşmiş olup, bunlara ait yirmialtı yer adı tespit edilmiştir.

Bu çerçevede Karadeniz Bölgesi’ne de çok sayıda Oğuz Boylarına mensup Türkmenlerin yerleştiği görülmektedir. Bu Türk boyları bölgenin hem fetihlerle, hem de iskânlarla Türkleşmesini sağlamışlardır. Fatih Sultan Mehmet’in talimatı ile yöreyi Türkleştirmek üzere buralara gönderilen
Kutlu Bey, Kızık ile Çal Köyü arasındaki vadiye,
Ahmet Bey, Pusacık’a,
Dumanlı Dede de, Dumanlı Köyünün olduğu yere yerleşmişlerdir.

Kutlu Bey’in köyüne İğde-i Çal denilmiştir Buranın yerleşime elverişli olmadığı görülünce önce bir aile ayrılarak, Kızık’a, bir aile de Kızılca Köye yerleşir. Ardından köy üçe bölünür, büyük bir kısmı yukarı çıkarak Çal’ı kurar, bir kısmı Kutluca’ya gider, bir bölümü de şimdiki Kağnıcı Köyünü kurar.

Daha sonra bu köylerden ayrılan aileler ve sonradan gelen diğer Türkmen boyları tarafından derneğimize bağlı diğer köyler kurulmuştur. Kaba Oğuz köylerimizin ilçeye en uzak noktasında ilçe merkezi Gümüşhacıköy’e 30 km il merkezi Amasya’ya 100 km uzaklıkta Çal köyü yer almaktadır. İlçe merkezi Gümüşhacıköy’e 8 km. il merkezi Amasya’ya 78 kilometre mesafede Sallar köyü köylerimizin şehir merkezine en yakınıdır.

Denizden yükseklik oranı rakım olarak 960 m ile Ulubel mevkisinden, rakım yüksekliği 1550 m. ile Abhaz yaylasını çevreleyen yamaçlarda yer olan köyler topluluğu ile 18 köyü içine almaktadır. Genellikle Kaba Oğuz köylerinin yerleşim alanları dağlık arazi konumunda olmasından dolayı geçim kaynakları hayvancılık ve ormancılık işleri ile olduğu için, artık ihtiyaçlarını bu alandan sağlayamadıkları için köylerinden büyük ilçe ve kent merkezlerine göç etmek sureti ile yaşadıkları toprak ve mekânları ayrılmak zorunda kalmışlardır.

Köylerden göç ederek geçim, ekmek kavgası ve çocuğuna eğitim sağlamak için ilçe merkezlerine yönelmiş başta kendi ilçe merkezi Gümüşhacıköy olmak üzere Merzifon’a ve Suluova ilçesine göç olmuştur. Yaklaşık olarak Kaba Oğuz köylerinden bu üç ilçede yerleşik konumda nüfus oranı yapılan tahmini hesaplara göre 45 -50 bin kişi olduğu söylenmektedir.

Kaba Oğuz insanı kendini ve kimliğini benliğini unutmamış, bulunduğu yerlerde örf anane ve adetlerini götürmüş ve bunları oralarda da yaşamaya ve yaşatmaya çalışmıştır. Bunların en güzel örnekleri ise büyük kentlerde dernekler kurarak birlik ve beraberliği, kaynaşmayı sağlamaya çalışmışlardır. Kabaoğuzlu ait oldukları toprağına, insanına ve bölgesine karşı vefasını ve özlemini yok etmeyerek her yıl Kabaoğuz Yayla Şenliklerinde buluşmayı adet haline getirmiştir.

Özünü, benliğini, kimliğini ve geçmişini unutmayan ve onu sürdürmek gayesi ile Anasına, Atasına, Vatanına, Milletine bağlı duyarlı ve hayırlı insan modelleri oluşturmuştur. Selam olsun bu güzel insanlara…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://pusacik.yetkinforum.com
 
KABAOĞUZ TARİHÇESİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.pusacik.net :: İlk kategoriniz :: KABAOĞUZ-
Buraya geçin: