www.pusacik.net

PUSACIK KÖYÜNÜN TEK BİRLİK - BERABERLİK VE GENÇLİK SİTESİ (PUSACIK KÖYÜ FORUM SİTESİ)
 
AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ÇANAKKALE RUHU 3.LÜK ÖDÜLÜ GETİRDİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 215
Kayıt tarihi : 16/12/09

MesajKonu: ÇANAKKALE RUHU 3.LÜK ÖDÜLÜ GETİRDİ   C.tesi Mayıs 08, 2010 9:46 am

ÇANAKKALE RUHU 3.LÜK ÖDÜLÜ GETİRDİ.

06.05.2010-PERŞEMBE-Çanakkale Valiliği tarafından Türkiye geneli İlköğretim Okulları arasında yapılan “Çanakkale Ruhu” konulu Kompozisyon yarışmasında 3. ödülünü ilçemiz aldı.
İlçemiz Işık ilköğretim Okulu 7. sınıf öğrenci Furkan Çoban “Vatan Sevgisinin yaşı Olmaz” isimli Kompozisyonu ile Çanakkale Valiliği tarafından Türkiye geneli İlköğretim Okulları arasında yapılan “Çanakkale Ruhu” konulu Kompozisyon yarışmasında 3. oldu.

Furkan Çoban, ödülünü Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı dan aldı. Ödül törenine (İngilizce) öğretmeni Cemal Korkmaz ile giden öğrencimiz, duygularına tercüman Çanakkale destanının yazıldığı o eşsiz toprakları ve Şehitlikleri gezmeyi de ihmal etmedi.

Kaymakamlık olarak başarısından dolayı öğrencimizi kutluyoruz.

Öğrencimize 3. Ödülü getiren Kompozisyon.


VATAN SEVGİSİNİN YAŞI OLMAZ
Komutanlar beni göz ucuyla süzerken parmak uçlarımla olabildiğince yükselerek büyük görünmeye çalışıyordum. Ama nafile. Yüzümdeki çocuksu ifade beni her zamanki gibi ele vermişti ben ağlamaklı bir sesle “Komutanım bende güçlüyüm, savaşabilirim.”derken oda beni teselli etmek için “Cephe gerisinde de güçlü erkeklere ihtiyaç var” dedi.

Ama ben vatanım için savaşmalıydım. Her taraf yanıp yıkılırken elim, kolum bağlı kalamazdım. Düşman çoktan Çanakkale’ye dayanmıştı.Yıllarca koşup oynadığım topraklar yabancıların eline geçebilirdi.

Ben bunları düşünerek eve doğru yürürken dahiyane bir fikir aklıma geldi.Gıcırtısıyla irkildiğim kağnı beni cepheye götürecekti.Komşumuz Mehmet amca cepheye erzak götürüyordu.Fakat o beni görmemeliydi.Arabanın içine girerek zoru başarmıştım.Cepheye iki gün sonra varabilmiştik.

Annem telaştan deliye dönmüştür bile.Ama asla vazgeçmeyecektim.Vatan bir bütündü ve asla bölünemezdi.Bunları düşünürken çoktan cepheye varmıştık inişimle cepheye koşuşum bir oldu.Hemen kendimi cephenin arkasına attım ve saklandım.Evet zafer benim zaferimdi.Fakat biri bana doğru koşuyordu.Kesin düşmandı ve beni oracıkta öldürecekti. “Ancak bana sen kimsin küçüğüm?” demesiyle Türk olduğunu anlayabilmiştim. Nasıl ve nereden geldiğimi sordu. Başımdan geçen her şeyi kendisine anlatınca gözleri doldu ve “Allah seni ve senin gibileri korusun” dedi. “Beni burada bekle!” diyerek uzaklaştı. Yarım saat sonra döndüğünde elinde asker üniforması vardı. Üzerime denedim. Kolları biraz uzun oldu ama katlayıp içine kıvırdım.Artık bende bir erdim.Ve tam anlamıyla muradıma ermiştim.Hava kararmadan beni tabura götürdü.Olanları arkadaşlarına anlattı.El birliği ile bana babayiğit ranzasının altına yatak hazırlayıp, kenarlarını çarşafla örttüler.

Beni yanına alan abi bir topçuydu.Pek babayiğitti.“Çabuk giyin yarın çok erken kalkacağız” dedi ve yattı.Bende yattım.Sağa döndüm, sola döndüm.Gözümü kapayamıyordum.Vakit ilerledikçe gün hafif, hafif ağarıyordu.Dayanamayıp dışarıyı kolaçan etmeye karar verdim.Tam dışarı çıkacaktım ki bir gemi ufukta duruyordu.Üzerinde büyük harflerle, “NUSRET” yazıyordu.Pek ilgilenmedim ve üşüyüp içeri girdim.

Yarın zor olacaktı. Yatmaya karar verdim. Tam gözlerimi kaparken içeri komutan girdi ve herkesi uyandırdı. Hep birlikte dışarı çıktılar. Ben sonradan etrafımı kontrol edip dikkatlice çıktım.Dışarıda komutan onlara güvendiklerini ve şehitlerin asla ölmeyeceğini söylüyordu.Daha sonra herkes cepheye giderken babayiğit abi içeri girip beni yanına aldı.Birlikte cepheye görünmeden gittik.Pür dikkat ufku kolluyorduk.İlk önce bir gemi gördük ve bir gemi daha.Onlarca gemi denizin üstünü kaplamıştı sanki.Saldırıya geçtik.Fakat çok fazlalardı.Ayrıca cephanemiz çok azdı.Birçok kişi tepenin arkasına çekilmeye çalışıyordu.Fakat geri döndüler hepsi “Emir ölüm!” diye haykırıyordu.Çoğu orada şehit oldu.Tam bitti diye düşünürken büyük bir gürültüyle, birden çok gemi havaya uçtu.Moral depolayarak tekrar toparlandık ve ateşli bir şekilde savaşa daldık.Fakat öyle bir gemi vardı ki her önüne geleni yıkıyordu.Babayiğit abiye bir asker gelerek topun vincinin arızalandığını söyledi.Babayiğit abi “Allah’ım sen bana güç ver!” dedi ve kocaman mermilere doğru yürüdü.“Allahu ekber” diyerek o kocaman mermiyi sırtlandı ve namluya yerleştirdi.Nişanını o büyük “Ocean” isimli gemiye aldı.Üçüncü denemesinde bacasından isabetleyerek o güçlü gemiyi ortadan ikiye böldü.Kısa süre sonra düşman birlikleri geri çekildi.Zafer bizimdi.Savaş sonunda babayiğit abiye ismini sordum ve seyit dedi.Çanakkale bizimdi ve geçilememişti.Bu güzel haberi annemlere bildirmek için cep telefonumu aldım.Ne! cep telefonumu?

“Oğlum çabuk kalk!”, “Okula geç kalıyorsun.”Oda ne? Düşman yeniden mi saldırmıştı? Bu annemdi.Ah! yine Türkçe ödevimin etkisinde kalmış, rüya görmüştüm.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://pusacik.yetkinforum.com
 
ÇANAKKALE RUHU 3.LÜK ÖDÜLÜ GETİRDİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.pusacik.net :: İlk kategoriniz :: PUSACIK HABERLERİ-
Buraya geçin: